resat.bagcioglu@rblecturer.com

İthalatçı Akredi̇ti̇fe Ne Kadar Güveni̇yor? (1 Hazi̇ran 2021)
Buradasınız: Anasayfa / Blog / Makale
1 Haziran 2021, Salı
İthalatçı Akreditife Ne Kadar Güveniyor? (1 HAZİRAN 2021)
Küresel ticarette tüm taraflar birbirlerine güvenselerdi ne olurdu acaba? Olmayacak bir varsayım olsa da düşünmesi de güzel. Ortada dolaşan ne aç tilkiler ne de çakallar olurdu.
İthalatçı Akreditife Ne Kadar Güveniyor? (1 HAZİRAN 2021)

İTHALATÇI VE AKREDİTİF

Küresel ticarette tüm taraflar birbirlerine güvenselerdi ne olurdu acaba? Olmayacak bir varsayım olsa da düşünmesi de güzel. Ortada dolaşan ne aç tilkiler ne de çakallar olurdu. Demem şudur ki hani akreditiflerde çakallar ve tilkiler vardı ya? İşte o çakallar olmazdı. Tacirler birbirlerine güvenirlerdi. İthalatçı parasını peşin gönderirdi, ihracatçı da malları gönderirdi. Hem de tam da sözleşmeye uygun bir biçimde, malın kalitesinden hiç de kuşku duyulmadan.

 

Hadi canım sende dediğinizi duyar gibi oluyorum. Elbette diyebilirsiniz. Çünkü yok öyle bir dünya. İthalatçı parasını gönderdiğinde, ihracatçıda malını tertemiz gönderecek değil mi? Eğer dünyadaki ticaret böylesine güvenli olsaydı akreditifli ödeme şeklinden hiç bahsetmeyecektik. UCP 600 Sayılı Kurallar yazılmamış olacaktı. Söyler misiniz bana ithalatçının, ihracatçısına sonsuz güven duyduğu bir alış veriş dünyası var mıdır? Yoktur elbet. İthalatçı, ihracatçısına güven duysaydı, alım satım sözleşmelerinden de söz edilmeyecekti.

Galiba ithalatçı fazla şüpheci olacak ki ihracatçısına çok da güven duymadığı, ihracatçısına çok güven duymanın sonunda muhtemelen bir sıkıntının yaşanacağını olası görmekteler. Hani bir söz vardır; “sağ gözünü sol gözüne güvenmeyeceksin” diye.. İşte ithalatçı da, ihracatçısına sonsuz güven duymak yerine, ihracatçıdan daha fazla güven duyacağı, parasını, malını ve her şeyini güven edeceği bir ödeme aracına güven duyuyor. Bunun adı; Akreditiftir.

Kim ne derse desin, akreditiflere güvenmek, ihracatçıya güven etmekten daha doğrudur.

AKREDİTİF NEDİR?

Bir nevi şartlı havaledir. Belli şartların yerine getirilmesi ile bankaların birbirlerine ödeme taahhüdü vermeleridir.


 AKREDİTİF

Adı ve tanımlaması nasıl olursa olsun, amir bankanın uygun bir ibrazı karşılayacağına ilişkin kesin yükümlülüğünü oluşturan dönülemez nitelikte herhangi bir düzenleme anlamına gelir. Şartlı bir banka garantisidir.


Bir nevi şartlı havaledir. Bir ithalat işleminde ithalatla ilgili koşullar olan;

  • Yükleme vadesi,
  • Ödeme şekli,
  • Malın cinsi,
  • Kalite ve fiyatı gibi

Konuları içeren akreditif mektubunun ithalatçının bankası tarafından yurt dışındaki ihracatçının bankasına gönderilmesi ile mal bedelinin, mal Türkiye’ye gönderilmesinin ardından ödenmesini taahhüt etmektedir.

İTHALATÇI AKREDİTİFE NE KADAR GÜVENİYOR?

Laf aramızda kalsın ama benden daha fazla akreditife güvendiğini söyleyebilirim. Neden güven duyduğunu şu şekilde sıralayabilirim;

  • Akreditifin yegane patronu ithalatçıdır,
  • İthalatçı, ihracatçısı ile yapmış olduğu alım satım sözleşmesine istinaden, akreditifteki kuralların ne olacağını tespit eder ve bankasına bu şekilde talimar verir,
  • Her türlü değişikliği, ihracatçısı ile mutabık kaldıktan sona, ithalatçı bankasına talimatla bildirir,
  • İthalatçı şunu çok iyi biliyor ki, ihracatçı malını yüklemeden, akreditifte yazılı gerekli evrakları bankaya ibraz etmeden, evraklar akreditif koşullarına uygun olmadığı taktirde ihracatçı zırnık para alamaz.
  • İthalatçının bankası ithalatçıya güvence vermiştir; “sen rahat ol, ben senin paranın jandarmasıyım, ithalatçı malını yüklemez, bizim istediğimiz uygun evrakları kendi bankasına vermez ise ben para ödemesi asla yapmam”

Gördünüz değil mi? İthalatçı hem kendi bankasına, hem de akreditife güvenmekte ne kadar haklı. İthalatçımız ihracatçıya güven duyacağına, akreditife ve kendi bankasına sonsuz güven duymalı.

Çok büyük laf ettim galiba? Akreditife çok güven etmesi sizce çok doğru mu? İçime şüphe düştü şimdi.  

 

REŞAT BAĞCIOĞLU

Detaylı Bilgi İçin Bizi Arayın